2017 Yılında Hangi SGK Primleri Ertelenecek?



08.12.2016 tarihinde Başbakan Binali YILDIRIM tarafından açıklanan ekonomi teşvik paketine göre 2017 Ocak, Şubat ve Mart ayı SSK primlerinin ertelenmesi, esnaf ve kobilere kredi desteği , sicil affı gibi bir çok düzenleme içeriyor. Ekonomi Koordinasyon Kurulu’ndan çıkan karar gereği Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin ertlenmesi hakkında sayfamızda bugün bir çok soru soruldu. Biz de bu konuyu aydınlatmak istedik. 2017 yılında hangi sgk primleri ertelenecek, kaç ay ertelenecek? İşte detaylar;

2017 Ocak, Şubat ve Mart SSK Primlerinin Ertelenmesi

Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun almış olduğu karara göre 4/a-SSK kapsamında sigortalı çalıştıran işverenlerin 2017 Ocak, 2017 Şubat ve 2017 Mart aylarına ait primlerin faizsiz olarak 2017 Ekim, 2017 Kasım ve 2017 Aralık ayına ertelenmesi sağlanacak. Buna göre işverenlerin ;

  • 2017 Ocak SSK primlerini son ödeme tarihi 31 Ekim 2017 tarihine,
  • 2017 Şubat SSK primlerini son ödeme tarihi 30 Kasım 2017 tarihine,
  • 2017 Mart SSK primlerini son ödeme tarihi 31 Aralık 2017 tarihine,

Ertelenmiş olacak. Belirtilen ayların primlerini belirtilen son ödeme tarihine kadar ödememesi halinde işverenler herhangi gecikme zammı ve cezası ödemeyecek. Ayrıca işverenler 2017 Ocak, Şubat ve Mart primlerini yukarıda belirtilen tarihe kadar ödememiş olsalar bile sigorta prim teşviklerinden faydalanabilecekler.



SGK işyeri tescili konusunda detaylı bilgi için TIKLAYINIZ

İnternetten Ebildirge Şifresi Nasıl Alınır? Öğrenmek için TIKLAYINIZ

2017 Ocak, Şubat, Mart Bağkur, GSS, Ek 5 ve Diğer Primler de Ertelenecek mi?

Eğer yapılan açıklamaya ek bir düzenleme yapılmazsa sadece işverenlerin ssk primlerinin ertelenmesi sağlanacak.

Ekonomi Kordinasyon Kurulu’nun Diğer Kararları

Kobi’lere Hazine garantili 250 milyar liralık ek kredi

Reel sektörün, yani üretimle, istihdamla uğraşan sektörün sıkıntılarını biliyoruz. Yatırım yapan, üreten, Türkiye’nin değerine değer katan bütün kesimlerin yanında olmaya devam eeceğiz. Bu çerçevede bugüne kadar aldığımız tedbirlere ilave olarak yeni bir tedbir daha almış bulunuyoruz. Bunlardan birincisi, firmaların piyasada nakit ihtiyaçları var. Bu nakit sıkıntısını rahatlatmak, işlerini genişletmelerini sağlatmak, hatta istihdamı artırmak için hazine kefareti getirmek suretiyle kredi garanti fonunun kefaretiyle 250 milyar liraya kadar bir kredi hacmi oluşturuyoruz. Bu ne demektir? Piyasada KOBİ’ler, büyük işletmeler, ihracat işiyle uğraşanlar, yani ekonomimizi ayakta tutan tüm sektörlere nakit sıkışıklığını giderecek ve işlerini düzene sokacak yeni bir kaynak oluşturuyoruz. 40 milyar lira civarında sıkışıklığı olan firmaların toplam hacminin 40 milyar olduğu düşünülürse, 250 milyar liralık yeni bir kredi hacmi getirmiş oluyor. KOBİ’ler, orta ölçekli firmalar, ticaretle uğraşanlar yararlanacak.

İhracat kredilerinde garanti, KOBİ’lerde yüzde 90, ticari kredilerde yüzde 80 uygulanacak.

İhracatımızı yine yüzde 60’tan fazlasını oluşturan KOBİ’lere kıyak yapmış oluyoruz, çünkü buna ihtiyaç var. Bu 250 milyar lirayı vereceğiz de bunun karşılığı var mı yok mu diye soru gelebilir. Burada bütçe arşivini artıracak yeni bir borçlanma gerektirecek yeni bir düşünce yok. Bu sadece 2017 bütçesinden gelen paralarla karşılanacak. Bütçe kalemleri arasında bazı kaydırmalar yapmak suretiyle bunu gerçekleştirmiş olacağız. Birinci ve en önemli tedbir budur. Bu tedbir iş dünyamıza, üretim yapan tesislerimize, yeni iş, aş imkanı sağlayan iş dünyamıza rahatlama getirecek.

İmalat sanayiinde yeni yatırımlara devlet katkısı yüzde 15 artırılacak

İkinci ve bunun devamı olan konu da 2017’de özel sektör yatırımlarını daha da teşvik etmek, artmasını sağlamak amacıyla imalat sanayine yatırım teşvik kapsamındaki projelere artı destek vermek. Yani yatırımda ciddi bir teşvik seferberliği başlatıyoruz. 2017 yılında yapılan imalata yönelik yatırım harcamaları için yatırıma katkı oranı, mevcudun üzerine yüzde 10 artırıyoruz. Kurumlar vergisi indirimini tam olarak uygulayacağız. Bu ne demek? Yani yok sadece o yatırımla sınırlı değil, bütün işinin içerisinde bunu kullanabilecek. Yani güzel bir iş. Teşvikin tamamını diğer kazançlara uygulama imkanı verilecek. Kurumlar vergisine benzer teşvik tarafındaki bir uygulama olarak yürürlüğe girecek yani… Yatırıma yönelik inşaat işlerinde KDV iadesi vereceğiz. Bunu zaten yapmıyor muyuz? İnşaat işlerinde yeni bir kolaylık olarak geliyor..

“500 bin insana 2017’de özel sektörde iş temin edeceğiz”

Bir başka önemli iş, malum işsizlikte hafif bir kıpırdama var. Onu dikkate alarak önümüzdeki yılın iş ve istihdamını artırmaya yönelik özel sektör firmalarımızın da maliyetlerini düşürmeye yönelik bir tedbirimiz var. Onları da sırayla açıklayacağız. İş başı eğitim programı, mesleki eğitim kurslarını daha da güçlendiriyoruz. Bu bağlamda 2017’de mesleki eğitim programları olmak üzere toplam özel sektörde 500 bin vatandaşımıza İŞ-KUR’un aktif programlarından yararlandıracağız. Bunu özel sektöre sağlıyoruz. İŞ-KUR bir program başlatıyor, daha önce toplum yararına çalışma programı vardı, bunu özel sektöre de yayıyoruz ve 500 bin insanımıza 2017 yılı için iş temin edeceğiz. Programın özü, esası bu. Bu arada 500 bine ilave olarak 100 bin de yine toplum yararına çalışma programına devam edeceğiz. Bunu da tabii ağırlıklı olarak Doğu, Güneydoğu illerimiz temin edecek.
Artı istihdam programı öncelikli olarak katma değeri yüksek olan teknoloji sektöründe uygulanacak. Bunun detaylarını merak ederseniz Mehmet Şimşek açıklayabilir, pardon Mehmet Müezzinoğlu…



Mehmet Müezinoğlu: Mevcut istihdamın üzerine artı istihdam koyacak, bu anlamda asgari ücretin yarısı kadarki ödemeyi biz İŞ-KUR veya bakanlık olarak üstlenerek ilk yıl yüzde 50, ikinci yıl yüzde 25 destek vermeyi planladık.

Krediler yeniden yapılandırılabilecek

BDDK, bu arada bankacılık sektörünün reel sektöre kredilerinin yeniden yapılandırılması için yetki ve imkan veren karşılıklar kararnamesini kabul etti ve yayınladı. Bunun detayını da alalım. Burada yeni kredi imkanlarının açılması söz konusu, BDDK tarafından bütün kredilerin yeniden yapılandırılması imkanı geliyor. Karşılıklar kararnamesiyle buradan bazı yükler alınmış oluyor. Bu bağlamda özellikle KOBİ’lerin maliyetlerinin düşmesi hedefleniyor, KOBİ tanımı da 40 milyon ve aşağısı diye düşünülüyordu kredilendirme yönünde, şimdi bunu 125 milyona çıkardık. 125 milyonun altında bir yapılandırma olacaksa bunlar KOBİ sınıfı olarak dikkate alınacak ve onun imkanlarından yararlanmış olacaktır.

Beşinci konu ihracatı ilgilendiriyor. Bir dizi önlemler aldık, 2017’de ilave ihracat yaparsa o ayrıca desteklenecek. Bunu nasıl yapacağız? EXIMBANK’ın sermayesini artırıyoruz, EXIMBANK’ın sermayesi artmış olunca ihracat destekleri de artıyor. 3.7 milyar sermayesi var, bunu daha da yükseğe çıkaracağız. Yurt dışı yükleniciler veya müteahhitlik hizmetlerine  yönelik firmaların yurt içi malzeme kullanımına sıfır faiz uygulaması getiriyoruz. Burada oraya yapacağınız işler için ayrıca bu kredilerden faiz alınmayacak, EXIMBANK’tan karşılanmış olacak. EXIMBANK tarafından kullandırılan kredilerde riski sıfırlamaya yönelik kredileri de artırmış olacağız. Amacımız ihracatımızı çeşitlendirmek, ihracatımızın katma değerini artırmak ve ihracatımızın miktarını artırmak. Üç tane amacımız var.

Esnafa ilk yılı ödemesiz 3 yıl vadeli 50 bin liraya kadar faizsiz kredi verilecek

Yine bilim sanayi bakanlığımızın KOBİ’lere yönelik bir desteği var. Bu destek çerçevesinde mevcut bilançoları esas alarak işletmelere ilk 12 ay için geri ödemesiz olmak üzere üç yıl vadeli 50 bin lira kredi sağlanacak. Bu ne demekse?

Üç yıl boyunca 50 bin liraya kadar faizsiz para veriyoruz yani, ilk yıl ödeme yok, son iki yıl ödenecek, üçer ay ödeme takvimleriyle. Yeni ufak tefek işler yapmak isteyenlere destek vereceğiz. 15 bin KOBİ’nin faydalanmasını bekliyoruz. El emeği göz nuruyla zanaatkarlar, küçük işletmeler bundan pekala faydalanabilir. Reel sektörü desteklemek için aldığımız bu tedbirlerin tamamı için bütçemizde yapacağımız tasarrufları kullanacağız. Yani mali disiplin var olmaya devam edecek. Har vurup harman savurmayacağız. Başkaca bir olumsuzluğa sebep olacak uygulamalara gitmeyeceğiz. Hesabımızı kitabımızı yaptık, milletimiz, iş adamlarımız rahat etsin. Bu konuda çok emin olabilirler. Bunun sadece tedbirlerini almakla da kalmıyoruz, nasıl uygulanacağını da birebir takip edeceğiz. Bürokratik engelleri de siyasi irade olarak ortadan kaldıracağız.

2017 yılı için yapısal reform uygulamalarını da takvimlendirdik. Yani ne zaman yapacağız, hangi alanlarda yapacağız. Böyle böyle bir bir hayata getireceğiz. Diyelim çalışma hayatına yönelik bir çalışma yapacaksa tüm taraflarla konuşacağız, vatandaşlarımızın beklentilerini dikkate alarak bu çalışmalarımızı yaracağız.

Reformların esası, devletin bütün alanlardaki belirleyici rolünün sınırlandırılması, vatandaşın birçok alanda rahat etmesi, devletle olan işinin azaltılması. Vazgeçemeyeceğimiz iki alan var, birisi adalet, diğeri güvenlik. Bu iki alan devlette olacak, bu alanlarda hiçbir şekilde başka reform düşünülmeyecek. Kendi içinde hızlı işlemesi için gerekli tedbirleri alacağız. Diğer alanlarda yapılacak işler tüm toplumu ilgilendiren konular

İki husus daha var onu da ifade edeyim. Geçtiğimiz günlerde bir genelge imzaladım, buna göre kamu bankaları artık para toplarken yarış yapmayacaklar. Kimden para topluyorlar? Kamunun paraları genelde kamuda toplanıyor. Birbirleri arasında yarışa giriyorlar, özel bankalarla yarışa giriyorlar. Buna gerek yok. Bunlar ne kadar yüksek toplanırsa reel sektöre sokması da o kadar maliyetli oluyor. Kamu bankalarının mevduatına sınırlandırma getiriyoruz, yüzde 7.5 diyoruz. Bu ne getirecek? Dolaylı olarak daha düşük faizle kaynağa eriştiğiniz için bankalar verecekleri kredilerde de ona göre maliyetlerinizi azaltacaklar. Mesela geçen gün Ziraat Bankası ve özel bir banka, ortak bir kaynak hazırladılar ve yıllık faizi 9.9’a indirdiler.

Kısa vadede 10 milyar dolarlık bir kaynak TL’ye geçti

Piyasalarda yaşanan dalgalanmalar üzerine sağ olsun milletimiz sayın Cumhurbaşkanımızın da çağrısıyla beraber bir sorumluluk üstlendi ve ciddi anlamda milli paramıza yönelme oldu. Ama aynı zamanda bunun vatandaşlarımızın tek başına yapması yetmez dedik. Bütün kuruluşlar döviz üzerinden sözleşme yapmayacak. Yapılmış bütün sözleşmeler de mümkün olanlarını Türk lirasına dönüştürülecek. Bu şekilde kısa vadede 10 milyar dolar civarında bir kaynak yerli paraya geçmiş oldu. Bunun anlamı da şudur, piyasanın döviz ihtiyacına bir takviye yapılmış oldu. Bu uygulama bundan sonra da devam edecek. Önce milletten bir şey isterken kendimiz ne yapıyoruz ona bakmamız lazım. Kamu olarak burada detaylarına girmeyeceğim, devlet için 2017 muazzam bir tasarruf yılı olacak. Önceliği olmayan harcamalar, işte yeni bina, yeni araba almak gibi yeni masraflar yapılmayacak, fuzili seyahatlerden kaçınacağız. Vatandaşlarımızdan bir şey isterken, hadi dövizini bozdur derken önce devlet olarak, devlet kurumları olarak bizler elimizi taşın altına koymamız lazım. Bu tedbirler sayesinde dünyadaki dalgalanmaların etkilerinin ülkemizin üstünden kalkacağına inanıyoruz.

Kaynak: www.t24.com.tr



***KONUYLA İLGİLİ TÜM SORULARINIZI LÜTFEN AŞAĞIDAKİ YORUM BÖLÜMÜNDEN SORUNUZ***



Related Posts

Yorumunuzu Yazınız..